Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

6816 Mesaj 603 Konu- Gönderen: 1171 Üye - Son üye: cemb
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8 9 10   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Devlet Hizmeti Yükümlülüğü  (Okunma Sayısı 15477 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mehmet özen
Genel Yürütücü
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #90 : Ocak 11, 2007, 07:29:00 ÖS »

sağol bora yalnız ben şu anda devlet memuru gibi bişeyim ben burdan istifa edersem mustafi olmaz mıyım
Logged

hiçbirşey imkansız değildir
Bora(PunK)
Sözlerim kılıçtan keskin
Yönetici
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 559



« Yanıtla #91 : Ocak 11, 2007, 08:37:19 ÖS »

Müstefilik devlet hizmetinden men edilmek oluyor. Sen şuanda TUS sinavi ile bir üniversite hastanesine yerleştirilmiş ve uzmanligini alana kadar yahut istifa edene kadar mecburiye tabi degilsin. Sen istifani verdikten sonra devlet seni ilk mecburi atamasinda atar, tabi bu atama ne zaman olur onu saglik bakanliginin sitesinden ogrenebilirsin. Genelde 2ay oncesinden ilan ediyorlar yeni atamanin tarihini ve sana tavsiyem herhangibir mecburi kurasindan hemen sonra istifa etmen.
IMF hükümeti saglik harcamlarini kısması icin zorluyor, 2006da sağlıkta cok buyuk açık vardı bütçede, tabi bunda mecburidekilere verilen maaşlarin da azimsanamicak etkisi olmuş. Sonuçta devlet bu sıralarda mecburi atamasi yapmayabilir.
Logged

"Never regard study as a duty, but as the enviable opportunity to learn" (Albert Einstein)
sevgi_poturcugu
Ast Üye
**
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15


« Yanıtla #92 : Ocak 18, 2007, 01:25:50 ÖS »

yeter artık gidip bi xerox makinası alıp diplomamı kendım basıcam sonra da ögrenci işlerindeki elemana rusvet verıp ecfmg ile yazısmaları onun yapmasını ıstıcem!!!!! Angry Grin Cry (gulsemmı aglasammı bilmiyorum)
Logged
Bora(PunK)
Sözlerim kılıçtan keskin
Yönetici
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 559



« Yanıtla #93 : Ocak 22, 2007, 07:54:19 ÖS »

Bir doktorla evli, doktor olmayan bir eşin serzenişi:
>> > >
>> > > Affınıza sığınarak, bok yemektir.
>> > >
>> > > ben tıp okumadım, iyi ki de okumamışım. Türkiye'nin baba bir
>> > > üniversitesinin "eşek bağlasan geçer" denilen bir bölümünde,
>>çimlere ve
>> > > boğaza karşı işletme okudum. en zorlu zamanım, altı günde yedi
>>finale
>> > > girdiğim son dönem oldu, uykusuz kaldım, sonra bitti gitti.
>> > >
>> > > bizim endüstriciler, inşaatçılar, makineciler, bilgisayarcılar
>>vardı.
>> > > bilgisayacılar bir hafta proje kasar uyumazlardı. endüstriciler
>>triple
>> > > integrallerle kafayı çizerlerken, inşaatçıları ve makinecileri
>>bitiren
>> > > dinamikti. hepsi çalıştı, çabaladı, sabahladı. sonra onlarınki de
>>bitti.
>> > > gitti.ama onunki bitmedi. biz mezun olup keplerimizi havaya
>> > > fırlattığımızda, o hala kafam kadar ingilizce pediatri kitaplarıyla
>> > > boğuşuyordu. dahiliye stajlarında, geceleri, yüzüne sıçramış kanı
>>bile
>> > > silemeden, hacettepe hastanenin bir köşesinde, kahve ve sigara
>>eşliğinde
>> > > kendine gelmeye çalışıyordu.
>> > >
>> > > ortalama iki ayda bir görüşüyorduk. bazen üç dört aya çıkıyordu
>>süre.
>> > > ben işe başladım, telefonla aradığımda geceleri, o ya yurdun
>>çalışma
>> > > salonunda ya da hastanenin kantininde oluyordu. ya binlerce sayfa
>>notla
>> > > uğraşıyor, ya da yoğun bakımdaki hastaların başında oluyordu.
>>sonraki
>>iki
>> > > sene böyle geçti.
>> > >
>> > > ben üniversiteme bayılmazdım, ama mezuniyet töreninde yine de
>>kepimi
>> > > fırlattım. o kendi törenine gitmedi, "altı sene ebemi bellediler"
>>dedi,
>> > > "sevinecek hiçbir şeyim yok". ben mezun olduğum gün, sözleşmemi
>> > > imzalamıştım. o mezun olduğunda bir işi yoktu. dahası bir diploması
>>da
>> > > yoktu. sağlık bakanlığı diplomasına el koymuştu. ya tus'u kazanacak
>>ya
>>da
>> > > zorunlu hizmete gidecekti.
>> > >
>> > > benim arkadaşlarım -yani mühendisler, avukatlar, işletmeciler-
>> > > üniversitede, hadi bilemedin üniversiteyi bitirdiklerinde
>>nişanlandılar,
>> > > işlerini yoluna koyup yuvalarını kurdular. bir doktorla
>>birlikteyseniz
>> > > böyle bir şansınız yoktur. çünkü üniversite bittiğinde aslında hiç
>>bir
>>şey
>> > > bitmez. söylediği gibi, "sevinecek bir şeyiniz yoktur".
>> > >
>> > > mezun oldu ve aylarca ders çalıştı. sonra tus'a girdi, olmadı.
>>zorunlu
>> > > hizmet kurasında kars'ı çekti, doğunun parisi kars. doğuya gitmekle
>>sorunu
>> > > olan bir insan değildi zaten, gitti.doğu nedir bilir misiniz? ben
>>bilmem,
>> > > ama o anlattı. doğu, hiç bir aletinizin olmadığı hastanelerde tanı
>> > > koyabilmek için insanüstü çaba sarfetmektir. gerekli araçlar
>>olmadan
>> > > hastanızı iyileştirmeye çalışmaktır. doğu, devletin ambulanslara
>>benzin
>> > > koymadığı, ve sevki gerçekleştirmek için hasta yakınlarından
>>ambulansa
>> > > benzin almasını beklediğiniz yerdir. hasta yakınlarının parası
>>yoksa
>> > > doktorun üzerine yürümesidir. doğu, aşı yapmak için jilet gibi
>>kayalara
>> > > tırmanmak, dağ köylerine çıkmak, sonra da aşı yaptığınız çocukların
>> > > ailelerinden azar yemektir. doğu, devletin götürmediği her türlü
>>hizmetin
>> > > sorumlusu olmaktır. halkın gözünde devlet olmaktır, devletin
>>beceremediği
>> > > herşeyin müsebbibi olmaktır.
>> > >
>> > > döndüğünde tus'u kazanmıştı, üniversite hastenesinde uzmanlığa
>>başladı.
>> > > evlendik. haftada iki gece, penceresi olmayan, buz gibi bir
>>laboratuvarda
>> > > nöbet tutuyordu. buz gibiydi, çünkü yan depodaki ilaçlar bozulmasın
>>diye
>> > > soğutuluyordu bütün bölüm. yazın sıcağında, o, tepesinden esen
>>rüzgarla
>> > > hasta oluyordu. gecenin bir yarısı gelen kanlara bakıyordu, esrar
>> > > aldıklarından şüphenilen ve yaka paça getirilen askerlerin
>>idrarlarına.
>> > > zırıl zırıl çalan telefonlara koşuyordu, zehirlenenlerle, intihar
>>edenlere
>> > > boğuşuyordu.
>> > >
>> > > o benim eşim. haftada iki gece görmediğim, haftada iki gece nöbet
>>tutan,
>> > > ve sonra ertesi gün hiç bir şey olmamış gibi işine devam etmesi
>>beklenen
>> > > eşim. nöbet tuttuğu saat başına 1 ytl 66 kuruş alıyor.
>> > >
>> > > evliliğimizin ilk yılları, onun hayatının en güzel yıllarında
>>yaşadığı
>> > > travmayı atlatmasına yardım etmekle geçti, yaraları sarmakla. biz
>>300
>> > > sayfalık kitaptan korkarken, o mezun olduğunda 15000 sayfa notu çöp
>> > > torbalarına doldurup atmıştı. geri kalan kitaplar şu an üç
>>kütüphaneyi
>> > > doldurmuş şekilde evde duruyor.
>> > >
>> > > bu sene uzmanlığını alacak. devlet uzmanlık diplomasına el koyacak,
>> > > çünkü bir daha zorunlu hizmete gitmesi gerekiyor. uzman olarak
>>çalışmaya
>> > > başladığı zaman maaşı düşecek. ondan sonra askere gidecek ve orada
>>nöbet
>> > > tutmaya devam edecek. sonra gelecek, 35 yaşında, hayatı yarılamış
>>bir
>> > > insan olarak, geri kalan yıllarını huzur içinde geçirmesi umulacak.
>> > >
>> > > benim eşim bunu yapmayacak, çünkü uzman olduğu gün doktorluktan
>>istifa
>> > > ediyor. hayatının 11 senesini bu işe adadı ve istifa ediyor, çünkü
>>artık
>> > > acı çekmenin anlamsız olduğuna karar verdi. böylece, türkiye bir
>>"kendini
>> > > tanrı sanan cibiliyetsiz bir doktordan" kurtulmuş olacak, bayram
>> > > edebilirsiniz. istifa ediyor, çünkü evlendiğimizin haftası eve tüp
>>takmaya
>> > > gelen usta "sen doktor olmuşsun ama ben senden daha fazla
>>kazanıyorum,
>> > > keyfim de tıkırında" dedi ona. istifa ediyor, çünkü ondan 150 puan
>>daha
>> > > düşük alan insanlar hayatlarını yoluna koydular, evlerini aldılar,
>> > > çocukları 3-5 yaşına geldi.
>> > >
>> > > istifa ediyor, çünkü erken ölmesinden korktuğumu biliyor.
>> > >
>> > > istifa ediyor, çünkü 11 senede şunu anladı: türkiye'de doktor olmak
>>bok
>> > > yemek ve o boku bütün sevdiklerine sürmektir.
Logged

"Never regard study as a duty, but as the enviable opportunity to learn" (Albert Einstein)
hasanali
Ziyaretçi
« Yanıtla #94 : Ocak 23, 2007, 12:46:10 ÖÖ »

Bir doktorla evli, doktor olmayan bir eşin serzenişi:
>> > >
>> > > .
>> > >
>> > > ben tıp okumadım, iyi ki de okumamışım. Türkiye'nin baba bir
>> > > üniversitesinin "eşek bağlasan geçer" denilen bir bölümünde,
>>çimlere ve
>> > > boğaza karşı işletme okudum. en zorlu zamanım, altı günde yedi
>>finale
>> > > girdiğim son dönem oldu, uykusuz kaldım, sonra bitti gitti.
>> > >
>> > > bizim endüstriciler, inşaatçılar, makineciler, bilgisayarcılar
>>vardı.
>> > > bilgisayacılar bir hafta proje kasar uyumazlardı. endüstriciler
>>triple
>> > > integrallerle kafayı çizerlerken, inşaatçıları ve makinecileri
>>bitiren
>> > > dinamikti. hepsi çalıştı, çabaladı, sabahladı. sonra onlarınki de
>>bitti.
>> > > gitti.ama onunki bitmedi. biz mezun olup keplerimizi havaya
>> > > fırlattığımızda, o hala kafam kadar ingilizce pediatri kitaplarıyla
>> > > boğuşuyordu. dahiliye stajlarında, geceleri, yüzüne sıçramış kanı
>>bile
>> > > silemeden, hacettepe hastanenin bir köşesinde, kahve ve sigara
>>eşliğinde
>> > > kendine gelmeye çalışıyordu.
>> > >
>> > > ortalama iki ayda bir görüşüyorduk. bazen üç dört aya çıkıyordu
>>süre.
>> > > ben işe başladım, telefonla aradığımda geceleri, o ya yurdun
>>çalışma
>> > > salonunda ya da hastanenin kantininde oluyordu. ya binlerce sayfa
>>notla
>> > > uğraşıyor, ya da yoğun bakımdaki hastaların başında oluyordu.
>>sonraki
>>iki
>> > > sene böyle geçti.
>> > >
>> > > ben üniversiteme bayılmazdım, ama mezuniyet töreninde yine de
>>kepimi
>> > > fırlattım. o kendi törenine gitmedi, "altı sene ebemi bellediler"
>>dedi,
>> > > "sevinecek hiçbir şeyim yok". ben mezun olduğum gün, sözleşmemi
>> > > imzalamıştım. o mezun olduğunda bir işi yoktu. dahası bir diploması
>>da
>> > > yoktu. sağlık bakanlığı diplomasına el koymuştu. ya tus'u kazanacak
>>ya
>>da
>> > > zorunlu hizmete gidecekti.
>> > >
>> > > benim arkadaşlarım -yani mühendisler, avukatlar, işletmeciler-
>> > > üniversitede, hadi bilemedin üniversiteyi bitirdiklerinde
>>nişanlandılar,
>> > > işlerini yoluna koyup yuvalarını kurdular. bir doktorla
>>birlikteyseniz
>> > > böyle bir şansınız yoktur. çünkü üniversite bittiğinde aslında hiç
>>bir
>>şey
>> > > bitmez. söylediği gibi, "sevinecek bir şeyiniz yoktur".
>> > >
>> > > mezun oldu ve aylarca ders çalıştı. sonra tus'a girdi, olmadı.
>>zorunlu
>> > > hizmet kurasında kars'ı çekti, doğunun parisi kars. doğuya gitmekle
>>sorunu
>> > > olan bir insan değildi zaten, gitti.doğu nedir bilir misiniz? ben
>>bilmem,
>> > > ama o anlattı. doğu, hiç bir aletinizin olmadığı hastanelerde tanı
>> > > koyabilmek için insanüstü çaba sarfetmektir. gerekli araçlar
>>olmadan
>> > > hastanızı iyileştirmeye çalışmaktır. doğu, devletin ambulanslara
>>benzin
>> > > koymadığı, ve sevki gerçekleştirmek için hasta yakınlarından
>>ambulansa
>> > > benzin almasını beklediğiniz yerdir. hasta yakınlarının parası
>>yoksa
>> > > doktorun üzerine yürümesidir. doğu, aşı yapmak için jilet gibi
>>kayalara
>> > > tırmanmak, dağ köylerine çıkmak, sonra da aşı yaptığınız çocukların
>> > > ailelerinden azar yemektir. doğu, devletin götürmediği her türlü
>>hizmetin
>> > > sorumlusu olmaktır. halkın gözünde devlet olmaktır, devletin
>>beceremediği
>> > > herşeyin müsebbibi olmaktır.
>> > >
>> > > döndüğünde tus'u kazanmıştı, üniversite hastenesinde uzmanlığa
>>başladı.
>> > > evlendik. haftada iki gece, penceresi olmayan, buz gibi bir
>>laboratuvarda
>> > > nöbet tutuyordu. buz gibiydi, çünkü yan depodaki ilaçlar bozulmasın
>>diye
>> > > soğutuluyordu bütün bölüm. yazın sıcağında, o, tepesinden esen
>>rüzgarla
>> > > hasta oluyordu. gecenin bir yarısı gelen kanlara bakıyordu, esrar
>> > > aldıklarından şüphenilen ve yaka paça getirilen askerlerin
>>idrarlarına.
>> > > zırıl zırıl çalan telefonlara koşuyordu, zehirlenenlerle, intihar
>>edenlere
>> > > boğuşuyordu.
>> > >
>> > > o benim eşim. haftada iki gece görmediğim, haftada iki gece nöbet
>>tutan,
>> > > ve sonra ertesi gün hiç bir şey olmamış gibi işine devam etmesi
>>beklenen
>> > > eşim. nöbet tuttuğu saat başına 1 ytl 66 kuruş alıyor.
>> > >
>> > > evliliğimizin ilk yılları, onun hayatının en güzel yıllarında
>>yaşadığı
>> > > travmayı atlatmasına yardım etmekle geçti, yaraları sarmakla. biz
>>300
>> > > sayfalık kitaptan korkarken, o mezun olduğunda 15000 sayfa notu çöp
>> > > torbalarına doldurup atmıştı. geri kalan kitaplar şu an üç
>>kütüphaneyi
>> > > doldurmuş şekilde evde duruyor.
>> > >
>> > > bu sene uzmanlığını alacak. devlet uzmanlık diplomasına el koyacak,
>> > > çünkü bir daha zorunlu hizmete gitmesi gerekiyor. uzman olarak
>>çalışmaya
>> > > başladığı zaman maaşı düşecek. ondan sonra askere gidecek ve orada
>>nöbet
>> > > tutmaya devam edecek. sonra gelecek, 35 yaşında, hayatı yarılamış
>>bir
>> > > insan olarak, geri kalan yıllarını huzur içinde geçirmesi umulacak.
>> > >
>> > > benim eşim bunu yapmayacak, çünkü uzman olduğu gün doktorluktan
>>istifa
>> > > ediyor. hayatının 11 senesini bu işe adadı ve istifa ediyor, çünkü
>>artık
>> > > acı çekmenin anlamsız olduğuna karar verdi. böylece, türkiye bir
>>"kendini
>> > > tanrı sanan cibiliyetsiz bir doktordan" kurtulmuş olacak, bayram
>> > > edebilirsiniz. istifa ediyor, çünkü evlendiğimizin haftası eve tüp
>>takmaya
>> > > gelen usta "sen doktor olmuşsun ama ben senden daha fazla
>>kazanıyorum,
>> > > keyfim de tıkırında" dedi ona. istifa ediyor, çünkü ondan 150 puan
>>daha
>> > > düşük alan insanlar hayatlarını yoluna koydular, evlerini aldılar,
>> > > çocukları 3-5 yaşına geldi.
>> > >
>> > > istifa ediyor, çünkü erken ölmesinden korktuğumu biliyor.
>> > >
>> > > istifa ediyor, çünkü 11 senede şunu anladı: türkiye'de doktor olmak
>>bok
>> > > yemek ve o boku bütün sevdiklerine sürmektir.
Logged
mehmet özen
Genel Yürütücü
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #95 : Ocak 23, 2007, 05:03:56 ÖÖ »

ağzına sağlık
Logged

hiçbirşey imkansız değildir
mehmet özen
Genel Yürütücü
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #96 : Ocak 31, 2007, 06:59:23 ÖS »

artık diplomalarımızın fotokopisini alabileceğiz yapmamız gereken usmle ye gireceğimizi ispatlamak(sağlık bakanının genelgesi)
Logged

hiçbirşey imkansız değildir
Bora(PunK)
Sözlerim kılıçtan keskin
Yönetici
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 559



« Yanıtla #97 : Şubat 15, 2007, 09:20:07 ÖS »

...Ve Mehmetin yukarda bahsettigi o genelge sayesinde dün gidip başvurdugum bugün gidip okuluma vermek üzere yazıyı aldığım Sağlık Bakanlığı, mecburi hizmet konusunda hiçbir sorun çıkarmadı, hatta sormadılar bile  Grin Sonuç; okuluma gidip diploma fotokopimi aldım, ordaki görevli hanım bile "mecburi kalkınca yazı ile gelir aslını alırsınız" şeklinde dalga geçti yasa ile...
Logged

"Never regard study as a duty, but as the enviable opportunity to learn" (Albert Einstein)
mehmet özen
Genel Yürütücü
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #98 : Şubat 26, 2007, 03:01:52 ÖÖ »

bilmiyen arkdslar için diploma fotokopisini nsıl alacağınızdan bahsetmek istiyorum.
1. usmle sınavına girerek 75 in üzerinde bir puan almanız gerekiyor. yani geçmeniz lazım
2. sınav sonucunda geçtiğinizi gösteren esas belgeyi yani sınav sonuç belgesini noterden tercüme yapan bir tercüme bürosuna giderek türkçeye tercüme ettiriyorsunuz
3. tercümeyi notere giderek onaylattırıyorsunuz
4. bir dilekçeyle sağlık bakanlığı ihtisas şubesine başvuruyorsunuz
5. başvurunuzu sağlık bakanlığı değerlendiriyor.
6. 1-2 gün sonra size bir blge veriyor.
7. aldığınız belgeyi okulunuza vererek diplomanın fotokopisini okulunuzdan alıyorsunuz.

hadi kolay gelsin
Logged

hiçbirşey imkansız değildir
Ulas Mehmet Camsari
Yönetici
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 393



WWW
« Yanıtla #99 : Şubat 27, 2007, 01:05:51 ÖÖ »

Diploma fotokopisi almak icin sinava girmek gerekmiyor. Basvurdugunuzu belgelemeniz yeterli. Biz basvurdugumuzu soyledik ve resmi cevabi da aldik ancak durum sonuclanana dek elimizde kesin belgeler olana dek konusmamak icin sabrediyoruz. Ilgilenen arkadaslara ilgili resmi cevabi tarayarak yollayabiliriz. Lutfen kulaktan dolma bilgilerle daha fazla kafa karisikligi yaratmayalim.

Tekrar duzeltiyorum : DIPLOMA FOTOKOPISINI ECFMG AMACIYLA KULLANMAK ICIN SINAVLARA GIRMENIZ GEREKLI DEGIL, SINAVLARA BASVURMANIZ YETERLI.

En azindan bizim aldigimiz yanit bu sekilde.

Logged

mehmet özen
Genel Yürütücü
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #100 : Şubat 27, 2007, 10:21:10 ÖS »

1)zorunlu hizmet yükümlüsü olduğum halde diplomamın fotokopisi var.
2)sağlık bakanlığından aldığım diplomamın fotokopisi alınabilr yazısı var.
diyelim ki sınav sonucunda >75 almam gerekmiyordu. o zaman niye oturup bakanlığın yetkilileri benim başka bir forumda açıkladığım gibi sınava giriş belgemi değil de sınav sonuç belgemi kabul ettiler.
ve niye oturup sınav geçme notu sınav geçme notu 75 imiş.sen .. almışsın gibilerinden konuştular.
eğer dediğin gibiyse ,ki bakanlık genelgesi de dediğin gibidir, uygulamayı yapan memurlar neyi kabul edeceklerini iyi bilmiyorlar demektir.
ben sadece uygulamada karşıma çıkan şeyleri yazdım o kadar. sınav sonuç belgesinde pass yerine failed yazsaydı belgemi verirler miydi bilmiyorum . çünkü failed yazmıyordu.
ama bütün bu başıma gelenlerden sonra çıkardığım sonuç bu bunu da forumda yayınladım. eğer hatalı olduğumu gösterirseniz hepinizden özür dilemeye hazırım.
inşallah hatalıyımdır ve diploma fotokopisini almak için insanların sınavı geçmesi gerekmez. inşallah uygulamadaki yanlışlarını düzeltirler ve herkes kurtulur.
   
Logged

hiçbirşey imkansız değildir
mehmet özen
Genel Yürütücü
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #101 : Şubat 27, 2007, 10:28:16 ÖS »

Diploma forokopisi almak icin sinavdan 75 alip gecmeniz gerektigini kimse söylemedi. ben ordaki memurların hal ve hareketlerinden bunu çıkardım.
neyse şimdi benim ispatlayabileceğim elimde olan şeyler şunlar.
1) diploma fotokopisi
2) sağlık bakanlığının ünversiteye yazdığı yazı
3) step 1 sınav sonucu
ilgilenen arkadaşlara ulaş da dahil gerekli yerlerini gizleyerek internet üzerinden hiç bir yerini gizlemeden(!) evet gizlemeden elden göstereceğimi beyan ediyorum.
hodri meydan
Logged

hiçbirşey imkansız değildir
mehmet özen
Genel Yürütücü
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #102 : Şubat 27, 2007, 11:30:02 ÖS »

Mecburi Hizmet Bu Kez "Esasa" İlişkin Hükümleri İle Anayasa Mahkemesi’nin Önünde

 
ANKARA 7. İDARE MAHKEMESİ 3359 SAYILI SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNUNA EKLENEN EK MADDE 4 İLE GEÇİCİ 6. MADDENİN ANAYASAYA AYKIRI OLDUĞU VE BU NEDENLE ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE KARAR VERDİ.

MECBURİ HİZMET BU KEZ "ESASA" İLİŞKİN HÜKÜMLERİ İLE
ANAYASA MAHKEMESİ’NİN ÖNÜNDE


Bilindiği gibi TTB tarafından açılan dava sonucunda “mecburi hizmet” Kanunu’nun kimi maddeleri yönünden Anayasa aykırılık itirazı kabul edilmiş ve davayı görmekte olan Mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuştu.

Ancak Anayasa Mahkemesi’nin hukuka uygunluk denetimini sadece, Mahkeme’nin itiraz yoluyla başvuru dilekçesinde yer alan maddeler ile sınırlıdır. Oysa, mecburi hizmet yükümlülüğünün bizzat kendisi yani için esası ve mecburi hizmeti tamamlamayan hekimlerin meslekleri icra etme yetkilerinin bulunmaması/ellerinden alınması maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmemişti.

Bu nedenle de, geride kalan sürede dava açmaya ve Anayasa aykırılık itirazlarını dile getirmeye devam etmiştik. Bu davaların birinde Ankara 7. İdare Mahkemesi,
"Anayasanın çalışma hürriyeti ve kişilerin öğrenim ve mesleklerini seçme hakları ve temel insan hakları çerçevesinde, kişilerin tercih ederek mezun oldukları Yüksek Öğretim Kurumu'nun, salt mezun olunması nedeniyle sağladığı, "serbest meslek statüsünün" engellenmesi mümkün değildir. İlgililer mezun oldukları okulun kendileri için sağladığı mesleki unvan nedeniyle serbest veya kamuda çalışmak isteyebilirler.
...
Zorunlu hizmet ise, sadece burslu veya zorunlu hizmet yükümlülüğü altında öğrenim, doktora vb. çalışma yapanlara uygulanabilecek bir durum olmakla birlikte, ülkenin temel gereksinimleri ve devletin ana işlevlerini dengeli ve coğrafi bölgeler açısından eşit yürütebilmesi için, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmak (olayda doktor olarak atanmak) üzere başvuranlara, gereksinim olan bölgeler için, mecburi hizmet yükümlülüğü getirilerek kura çektirilmesi yolunda, yasal düzenleme yapılması, hususu da kabul edilebilir. Zira, bu şekilde, Tıp Fakültesini bitirerek, kamu kurumlarında doktor olarak atanmak için başvuran bir kişinin, sadece görev yeri kura ile saptanmaktadır. Ancak, Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışma yolunda başvurusu bulunmayan bir tıp fakültesi mezununun, serbest ve özel olarak (yurt içi veya yurt dışında) çalışma veya hiç çalışmayarak sadece Tıpta uzmanlık, doktora vb. bir sınava hazırlanmayı tercih etme hakkının, Yasa ile dahi ortadan kaldırılması ve talep olmadan zorunlu hizmet kurasına tabi tutulması, Anayasaya ve Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi’nin 4. maddesindeki zorla çalıştırma yasağına açıkça aykırıdır.
...
5371 sayılı Yasanın devlet hizmeti yükümlülüğünün getirilmesine ilişkin gerekçesi incelendiğinde, tıp fakültesi mezunlarından, kamu kurum ve kuruluşlarında doktor olarak atanma başvurusunda bulunulması halinde, başvuruların zorunlu hizmet kurasına tabi tutulması yolundaki yasal düzenlemenin, ülkenin doktor gereksinimi gözetildiğinde, devletin "pozitif ödev yükümlülüğü" kavramı içinde kabulü mümkündür. Ancak, tüm tıp fakültesi mezunlarının, dekanlık ve baştabipliklerden mezun olanların isimlerinin 15 gün içerisinde Sağlık Bakanlığına bildirilmesinin istenmesi ve maddenin "Devlet Hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personel bu görevlerini tamamlamadan mesleklerini icra edemezler" yolundaki hükmü, Anayasa’nın 5,10,11 ve 18. maddelerine aykırıdır. Zira, maddenin anılan hükmü ile tıp fakültesinden mezun olanlara, zorunlu çalışma uygulaması getirilmek suretiyle Anayasanın 18. maddesinde yer alan, zorla çalıştırma yasağı ihlal edilmiş olmaktadır.

Anayasanın 13. maddesine göre temel hak ve özgürlükler ancak, Anayasanın özüne ve ruhuna uygun olarak, Yasa ile sınırlanabilir. Anayasanın zorla çalıştırma yasağına ilişkin hükmü ve temel insan hak ve hürriyetlerinden olan çalışma hürriyetinin, Yasa ile sınırlanması sırasında da, kamusal gereklilikler ile temel insan hak ve özgürlükleri yönünden "ölçülülük" ilkesi gözetilerek düzenleme yapılması esastır. Yasa ile mecburi hizmet yükümlülüğü getirilmesi kamusal gereklilik içinde değerlendirilebilirse de, zorunlu hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden "...mesleklerini icra edemezler" yolundaki düzenleme amaca ulaşmak için ölçülülük ilkesinin ihlalini oluşturmaktadır. Anayasa Yargısı kararlarında da, değinildiği üzere, temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalarda, orantılılık ilkesi açısından, aracın kullanılması, amaca ulaşmak için elverişli olmalıdır. Ayrıca, aracın kullanılması, amaca ulaşmak için zorunlu olmalıdır. Yani yasa ile temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahale ile yaratılan durum dışında, amaca ulaşmak için başka bir yol bulunmaması gerekir. Olayda ise, zorunlu hizmet uygulaması orantılılık içerisinde kabul edilebilirse de, "mesleğini icra edememe" ve talebi olmayanları dahi zorla çalıştırma biçimindeki uygulama, sağlık hizmeti sunumundaki son ve zorunlu tek seçenek olarak kalan bir uygulama olmayıp, Sağlık Bakanlığı tarafından tercih edilerek, tıp fakültesi mezunlarının temel hak ve özgürlüklerini ihlal eden bir uygulamadır."

gerekçeleriyle, 5371 Sayılı "Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Sağlık Personelinin Tazminat Ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun, Devlet Memurları Kanunu Ve Tababet Ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ile Sağlık Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa eklenen Ek madde 4 ile Geçici 6. maddenin Anayasaya aykırı olduğu ve bu nedenle Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Bu başvuru ile Anayasa Mahkemesi’nin "mecburi hizmet" Kanunu'nu, Anayasa’ya aykırı bulup-bulmadığı hususu açıklık kazanacağı gibi, aynı zamanda çok sayıda hekimin merak ettiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabilmek için mutlak şart olan "iç hukuk yollarının tüketilmesi" konusu da netlik kazanacak.

İstanbul Tabip Odası Hukuk Bürosu
 
   
Logged

hiçbirşey imkansız değildir
mehmet özen
Genel Yürütücü
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 261



« Yanıtla #103 : Şubat 28, 2007, 05:56:02 ÖÖ »

ulaş kusura bakma biraz fazla agresif davrandım heralde
neyse senden özür diliyorum umarım affedebilirsin
Logged

hiçbirşey imkansız değildir
Ulas Mehmet Camsari
Yönetici
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 393



WWW
« Yanıtla #104 : Şubat 28, 2007, 07:28:22 ÖS »

Sevgili Mehmet ve arkadaslar ,

Oncelikle affetmek ne kelime, rica ederim, affedilecek birsey yok. Yanlis anlasilma olmus, kirginlik varsa ben ozur dilerim. Eline saglik ugrasmis yazmissin, cok tesekkurler, ama sinavdan gecme sarti ile ilgili yazdiklarini sanki resmi bir aciklama gibi yazmis olmana itirazim vardi.  Bence bunun kendi tecruben oldugunuve resmi bir aciklama olmadigini belirtmeliydin. Ben buna huysuzlandim. Saglik BAkanligina ait olmayan bir aciklama sanki bakanlikca yapiliyormus gibi  foruma postalandiginda silme durumundan bahsettim. Ayrica bir mesaj falan da silmedim, yineleyeyim. Zaten surekli  yaptigim birseyi yaptim, ilgli baslik altinda olmayan bir seyi dogru basliga aldim.


Logged


Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8 9 10   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: