Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

11592 Mesaj 980 Konu- Gönderen: 1207 Üye - Son üye: selin
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Türk Dili : Dünya Dili  (Okunma Sayısı 783 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
youngdr
Seçkin Üye
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 221



« : Ocak 01, 2010, 11:41:56 ÖS »

Bugün yaklasık 220 milyon konusuru bulunan Türk dili, Moğol ve
Mançu-Tunguz dillerinin de yer aldığı Altay dil ailesinin en fazla
konusura sahip koludur…
19’uncu yüzyıl sonlarına doğru yoğunluk kazanan arastırmalarla
Altay dilleri olarak adlandırılan Türk, Moğol, Mançu-Tunguz,
Japon ve Kore dilleri ile Fin-Ugor dilleri olarak anılan Fin, Macar
ve Samoyed dillerinin Ural-Altay adında bir dil ailesi olusturduğu
düsüncesi, dünyada genel kabul görmüs bir kuramdı. Ancak, 20’nci
yüzyılın ikinci yarısından itibaren yürütülen dil bilimi
arastırmalarıyla Ural ve Altay dillerinin bir dil ailesi
olusturamayacağı düsüncesi yaygınlasmaya basladı. Fin, Macar ve Samoyed dilleri ile Türk, Moğol,
Mançu-Tunguz, Japon ve Kore dilleri arasında benzerlikler bulunuyordu ama bu benzerlikler bir
dil ailesi olusturmaya yetecek ölçüde bir kaynak dilden miras kalan ortak dil ögesi içermiyordu.
Bugün artık dünya dil bilimi çevrelerinde Türk, Moğol ve Mançu-Tunguz dillerinin
olusturduğu Altay dil ailesi, genel kabul görmektedir. Bununla birlikte Kore ve Japon dillerinin bu
dil ailesinde yer alıp almadığı üzerine tartısmalar sürmektedir. Bu iki dilin Altay dil ailesine ait
olmaları durumunda da, Türk dilinin Altay dil ailesinin en çok konusura sahip kolu olduğu
gerçeğini değistirmez.
Türk Dilinin Kısa Tarihi
Türk yazı dilinin tarihi VII ve VIII. yüzyıllarda Orhon vadisinde dikilmis olan yazıtlarla
baslar. Gerek Orhon Yazıtları’nda kullanılmıs olan gelismis ve islek dil gerekse komsu ülke
kaynaklarında yer alan bilgiler, Türk yazı dilinin baslangıcının çok daha eskiye gittiğini gösterir.
Yakın dönemde bulunan yeni yazıtların okunması Türk yazı dilinin tarihini daha da gerilere
götürmemizi sağlayacaktır. Ayrıca karsılastırmalı ses ve biçim bilimi çalısmaları ve diğer dillerdeki
alıntı sözlerden Türkçenin yasının ortaya konulması yolunda önemli veriler elde edilmistir.
Türkçeden Sümerceye geçmis olduğu kanıtlanan 168 Türkçe kökenli sözcük, Sümerce ile
Türkçenin yasıt olduğu görüsünün gelistirilmesini sağlamıstır. Esik kurganı buluntuları arasında
yer alan ve MÖ 4’üncü yüzyıla ait olduğu saptanan bir çanaktaki Orhon yazısına benzer harflerle
yazılan iki satırlık yazının en eski Türkçe metin olduğu bilinmektedir.
Çin yıllıklarındaki bir Hun ağıtına ait iki dize ile birkaç sözcük MS
4’üncü yüzyıl Türkçesi hakkında fikir vermektedir. Ancak, edebî metin
niteliğindeki ilk büyük metinler Tonyukuk (725), Bilge Kağan (731) ve Köl
Tigin (732) adına dikilmis olan Göktürk Yazıtları’dır. Türk dilinin ilk sözlüğü
ve dil bilgisi kitabı Divanü Lugati’t-Türk ise 1072 yılında Kâsgarlı Mahmud
tarafından yazılmıstır.
Yaklasık 9 bin sözü içeren eser, yalnızca bir sözlük, yalnızca bir dil
bilgisi kitabı değil, aynı zamanda Türk yazı dilinin ve ağızlarının ele alındığı,
kültür değerlerinin kayda geçirildiği anıtsal bir kaynaktır. Kâsgarlı Mahmud;
Karahanlı, Uygur, Oğuz, Kıpçak, Kırgız ve diğer akraba topluluklarının söz varlığını bir araya
getirerek hazırladığı eserine Divanü Lugati’t-Türk, yani Türk Lehçeleri Sözlüğü adını vermistir.
Kâsgarlı Mahmud’un yirmiyi askın yazı dilini ve ağzını Türk adı altında toplaması, bilimsel bir
gerçekliği ortaya koymaktadır. Büyük ölçüde ortak dil ögelerine dayanan bu yazı dilleri ve ağızlar,
zaman içerisinde kendi iç gelismelerini sürdürerek bugün yazı dilleri ve resmî diller hâline
gelmislerdir.
Türk Dilinin Coğrafyası
Yayılma alanı Kuzey Buz Denizi’nden baslayıp Hindistan’ın kuzeyine, Çin Halk
Cumhuriyeti’nin içlerinden Avrupa’nın en uç noktasına kadar uzanan yaklasık 12 milyon
kilometrekarelik bu coğrafyada en geçerli dil, Altay dil ailesinin en büyük kolu olan Türk dilidir.
19’uncu yüzyılda ünlü Türkolog Á. H. Vámbéry, Türk dilinin yayılma
alanının genisliğini yaptığı gezi sırasında görmüs ve Balkanlardan
Mançurya’ya kadar yolculuk yapacak bir kisinin Türk dilini bilmesi
durumunda bu yolculuğunu en kolay bir biçimde yapabileceğini, çünkü bu
coğrafyada en geçerli dilin Türk dili olduğunu söylemisti. Bugün bu alan daha
da genislemistir. Özellikle 1960’lı yıllardan itibaren çalısmak ve okumak basta olmak üzere çesitli
nedenlerle endüstrilesmis Avrupa ülkelerine Türklerin göçmesi sonucunda Türk dilinin yayılma
alanı Balkanları da asarak Atlas Okyanusu kıyılarına ulasmıstır.
Türk dili, yoğunluğu Orta Asya ve Orta Doğu’da bulunan ve en azından son bin yıldır
yerlesik halklar hâlinde olan; Türkiye Cumhuriyeti, Eski Sovyetler Birliği’nden bağımsızlasmıs
Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan gibi Türk Cumhuriyetleri, Balkan
Ülkeleri, Rusya Federasyonu, Đran, Irak, Afganistan, Çin Halk Cumhuriyeti gibi devletler içinde
konusma dili veya yazı dili olarak yasayan yirmi yazı dili koluna ayrılmaktadır.
Orta Çağ ile Yeni Çağı Osmanlı Đmparatorluğu ve Altın Ordu Devleti gibi büyük
coğrafyalara yayılan siyasi birlikler içinde yasayan bu Türk toplulukları, 20’nci yüzyıl ilk çeyreğine
kadar etkili olan klasik yazı dilleri Osmanlı Türkçesi ve Çağataycanın birlestirici karakteriyle güçlü
bir yazılı edebiyat ve millî bir halk edebiyatı gelistirmistir. Dil mirasının çok büyük bir kısmını
olusturan sözcükler, atasözleri, deyimler ve temel kavramlar bu Türk topluluklarının dillerinde
ortaktır.
Türk dilinin bu ortak ve bütünlestirici özelliği, konusma dillerindeki, ağızlardaki
farklılıklarına karsın yazılı çesitli lehçeleri, farklı konusma dilleri bulunan Arapçanın, Çincenin veya
Hintçenin durumu ile benzerlik göstermektedir. Bu dillerin içinde alt diller olarak gelisen birçok
farklı ağza karsın tek bir dilin olması gibi, Türkçe de Sovyetler Birliği’nin özel siyasi sartları altında
farkları yapay olarak artırılmıs yazı dillerine ayrılmıstır. Bu yazı dilleri Türkiye Türkçesi,
Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Özbek Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Tatar
Türkçesi, Baskurt Türkçesi, Uygur Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Kumuk
Türkçesi, Karaçay Türkçesi, Balkar Türkçesi, Nogay Türkçesi, Hakas Türkçesi, Altay Türkçesi,
Tuva Türkçesi ile Çuvasça ve Yakutçadır.
Öte yandan büyük çoğunluğu Türkiye Cumhuriyeti vatandası olan ve
Avrupa Birliği ülkelerine yerlesen yaklasık 6 milyon Türk
bulunmaktadır. Avrupa Birliği üyesi olmayan bazı Avrupa ülkelerinde
de önemli ölçüde Türk nüfusu bulunmaktadır. Bu nüfusun önemli bir
bölümü, yasadığı ülkenin vatandasıdır. Ayrıca Avrupa Birliği’nin yeni
üyelerinden Romanya’da, özellikle de Bulgaristan’da bu ülkelerin
vatandası olarak çok sayıda Türk yasamaktadır. Makedonya, Kosova
gibi diğer ülkelerdeki yerlesik Türklerle birlikte bütün Avrupa kıtasındaki Türk nüfusun 7 milyonu
astığı düsünülmektedir. Avrupa’daki bu nüfusun tamamının dili Türkiye Türkçesidir. Bu ülkelerde
Türkler tarafından yayımlanan gazeteler, dergiler, kitle iletisim araçları Türkiye Türkçesini
kullanmaktadır.
Çesitli dönemlerde Arabistan yarımadasındaki ve Kuzey Afrika’daki ülkelere; Güney ve
Kuzey Amerika kıtasında basta ABD olmak üzere çesitli ülkelere ve Avustralya’ya yerlesen
konusurları sayesinde, bugün Türk dili dünyanın dört bir kösesinde yasayan, konusulan, kullanılan
dil konumuna ulasmıstır. Uydudan yapılan radyo ve televizyon yayınları, ağ ortamında yayıncılık,
yurt dısında da yayımlanan gazetelerimiz ve dergilerimiz, öğretim kurumları ve kurslar aracılığıyla
bugün Türk dili yeryüzünde etkin bir biçimde islevini sürdüren dil konumuna ulasmıstır.
Bugünün dünya siyasi haritasına bakıldığında farklı yönetimler altında ama sınırdas
ülkelerde yasayan ve birbirine çok benzer dilleri konusan Türk soylu halkların dil benzerliğinin yanı
sıra çok büyük ölçüde kültür benzerlikleri gösterdiği bilinen bir gerçektir. Anadolu’daki bir halk
türküsü Balkanlarda, Orta Doğu’da, Kafkaslarda hatta Orta Asya’da bilinmekte, dinlenmekte ve
söylenmektedir. Türk mutfağının sevilen yemeği mantı, boyutları ve adı değisse de Sibirya’dan
Çin’e, Orta Asya’dan Anadolu’ya ortak özellikler gösterir.
Nasrettin Hoca’nın ünü ve fıkraları Türk soylu halklar arasında
yayıldığı gibi, aynı coğrafyada komsu uluslar arasında da
yaygınlasmıstır. Ancak Türk dili konusurları arasında en dikkat
çekici benzerlik söz varlığında ve biçim özelliklerinde kendisini
göstermektedir.
Dünyada birçok ülkede bağımsız olarak yürütülen
akademik Türkoloji çalısmalarının sonuçlarına göre, bu Türk yazı
dilleri, sözlük bilimi ölçütlerine göre sıralanan söz varlığı verilerine göre birbirinin ses dengi
hâlindeki sözlere sahiptir. Hiçbiri yabancı dillerden alıntı olmayan temel söz varlığı sayesinde Türk
toplulukları araya bir baska iletisim aracı koymadan kendi dilleri aracılığıyla birbirleriyle
anlasabilmektedir.
Bütün bu yazı dillerinde ve lehçelerde sayı adları, zamirler, fiiller ortaktır. Atlas Okyanusu
kıyılarından Çin’in içlerine kadar uzanan coğrafyada 220 milyon insan bir, iki, üç, dört/tört, bes,
altı, yedi/yeddi/ceti, sekiz, dokuz/tokuz, on diyerek saymaktadır. Birkaç sayı adındaki küçük ses
değisikliği dısında bütün sayı adları tam bir ortaklık gösterir. Lehçeler arasındaki bu ses farklılıkları
genel farklılıklardır ve düzenli olarak diğer sözcüklerde de görülürler.
Çesitli alanlar ve kavramlardaki söz varlığına birkaç örnek vermekle yetiniyoruz:
Çevre ve Doğa Sözleri:
Türkiye T. toprak; Azerbaycan T. torpag; Türkmen T. toprak; Tatar T. tufrak; Kazak T.
toprak; Uygur T. toprak; Özbek T. tuprak; Kırgız T. topurak.
Türkiye T. dağ; Azerbaycan T. dağ; Baskurt. tav; Tatar T. tav; Kazak T. tav; Kırgız T. too;
Özbek. tağ; Türkmen T. dağ; Uygur T. tağ.
Türkiye T. ağaç; Azerbaycan T. agac; Türkmen T. agaç; Tatar T. agaç; Kazak T. agas; Uygur T.
yagas; Hakas T. agas.
Türkiye T. çiçek; Baskurt T. sesek; Kazak T. sesek; Kırgız T. çeçek; Özbek T. çeçek; Tatar T.
çeçek; Uygur T. çeçek.
Türkiye T. diken; Azerbaycan T. tiken; Kazak T. tiken; Kırgız T. tiken; Özbek T. tiken;
Türkmen T. tiken; Uygur T. tiken.
Türkiye T. yaprak; Azerbaycan T. yarpag; Baskurt T. yaprak; Tatar T. yafrak; Kazak T. japırak,
Özbek T. yeprak; Türkmen T. yaprak.
Renkler
Türkiye T. ak; Azerbaycan T. ağ; Tatar T. ak; Baskurt T. ak; Kazak T. ak; Kırgız T. ak; Özbek
T. åk; Türkmen T. āk; Uygur T. ak.
Türkiye T. kara; Azerbaycan T. gara; Baskurt T. kara; Tatar T. kara; Türkmen T. gara; Kazak
T. kara; Kırgız T. kara; Uygur T. kara.
Türkiye T. sarı; Azerbaycan T. sarı; Baskurt T. harı; Tatar T. sarı; Kazak T. sarı; Kırgız T. sarı;
Özbek T. sarık; Türkmen T. sārı; Uygur T. serik.
Türkiye T. kızıl; Azerbaycan T. gızıl; Baskurt T. kızıl; Tatar T. kızıl; Kırgız T. kızıl; Özbek T.
kızıl; Türkmen T. gızıl; Uygur T. kızıl.
Türkiye T. boz; Azerbaycan T. boz; Baskurt T. buz; Kazak T. boz; Kırgız T. boz; Özbek T. boz;
Türkmen T. boz; Uygur T. boz.
Hayvanlar
Türkiye T. at; Azerbaycan T. at; Baskurt T. at; Tatar T. at; Kazak T. at; Kırgız T. at; Özbek T.
at; Türkmen T. at; Uygur T. at.
Türkiye T. kuyruk; Azerbaycan T. guyruk; Baskurt T. koyorok; Kazak T. kuyruk; Kırgız T.
kuyruk; Özbek T. kuyruk; Tatar T. koyrık; Türkmen T. guyruk; Uygur T. kuyruk.
Türkiye T. aslan; Azerbaycan T. aslan; Baskurt T. arıslan; Kazak T. arıstan; Kırgız T. arstan;
Özbek T. erslan; Tatar T. arıslan; Türkmen T. arslan; Uygur T. arslan.
Türkiye T. koyun; Azerbaycan T. goyun; Baskurt T. kuyın; Kazak T. koy; Kırgız T. koy; Özbek
T. koy; Türkmen T. goyun; Uygur T. koy.
Türkiye T. kus; Azerbaycan T. gus; Baskurt T. kos; Kazak T. kus; Kırgız T. kus; Özbek T. kus;
Türkmen T. gus; Uygur T. kus.
Türkiye T. kurt; Azerbaycan T. gurd; Baskurt T. kort; Kazak T. kurt; Kırgız T. kurt; Özbek T.
kurt; Tatar T. kort; Türkmen T. gurt; Uygur T. kurt.
Türkiye T. turna; Azerbaycan T. durna; Baskurt T. torna; Kazak T. tırna; Kırgız T. turna;
Özbek T. turne; Tatar T. torna; Türkmen T. durna; Uygur T. turna.
Türkiye T. balık; Azerbaycan T. balıg; Baskurt T. balık; Kazak T. balık; Kırgız T. balık; Özbek
T. balık; Türkmen T. balık; Uygur T. belik.
Madenler
Türkiye T. demir; Azerbaycan T. demir; Baskurt T. timir; Tatar T. timir; Kazak T. temir;
Kırgız T. temir; Özbek T. temir; Türkmen T. demir; Uygur T. tömür.
Türkiye T. altın; Azerbaycan T. altun; Baskurt T. altın; Tatar T. altın; Kazak T. altın; Kırgız T.
altın; Özbek T. altin; Türkmen T. altın; Uygur T. altun.
Türkiye T. gümüs; Azerbaycan T. gümüs; Baskurt T. kömös; Tatar T. kömis; Kazak T. kümis;
Kırgız T. kümüs; Özbek T. kümüs; Türkmen T. kümüs; Uygur T. kümüs.
Türkiye T. tas; Azerbaycan T. das; Baskurt T. tas; Tatar T. tas; Kazak T. tas; Kırgız T. tas;
Özbek T. tas; Türkmen T. das; Uygur T. tas.
Đnsan Vücudu
Türkiye T. bas; Azerbaycan T. bas; Baskurt T. bas; Tatar T. bas; Kazak T. bas; Kırgız T. bas;
Özbek T. bas; Türkmen T. bas; Uygur T. bas.
Türkiye T. dil; Azerbaycan T. dil; Baskurt. til; Tatar T. til; Kazak T. til; Kırgız T. til; Özbek T.
til; Türkmen T. dil; Uygur T. til.
Türkiye T. dis; Azerbaycan T. dis; Baskurt T. tis; Tatar T. tis; Kazak T. tis; Kırgız T. tis; Özbek
T. tis; Türkmen T. dis; Uygur T. tis.
Türkiye T. ayak; Azerbaycan T. ayak; Baskurt T. ayak; Tatar T. ayak; Kazak T. ayak; Kırgız T.
ayak; Özbek T. ayak; Türkmen T. ayak; Uygur T. ayak.
Türkiye T. kol; Azerbaycan T. gol; Baskurt T. kul; Tatar T. kul; Kazak T. kol; Kırgız T. kol;
Özbek T. kol; Türkmen T. gol; Uygur T. kol.
Türkiye T. göz; Azerbaycan T. göz; Baskurt T. küz; Tatar T. küz; Kazak T. köz; Kırgız T. köz;
Özbek T. köz; Türkmen T. göz; Uygur T. köz.
Türkiye T. kulak; Azerbaycan T. gulag; Baskurt T. kolak; Tatar T. kolak; Kazak T. kulak;
Kırgız T. kulak; Özbek T. kulak; Türkmen T. gulak; Uygur T. kulak.
Verilen bu örneklerin yanı sıra Türk lehçelerinde fiillerde de büyük ölçüde ortaklık olduğu
bilinmektedir.
Verilen örneklerden de görüleceği gibi, Türk yazı dillerinin sözleri, birbirinden bazen tek
bir sesin değiskenliği ile ayrılmaktadır. Türk dilinin bu kollarının bağımsız sınırlara sahip ülkelerde
yazı dilleri olarak kullanılması, onları birbirinden bağımsız diller halinde kabul etmemize imkân
vermez.
Bu dillerin söz dizimi de aynı yapısal özelliği göstermektedir. Tamlamada tamlayan daima
tamlanandan önce gelmektedir. Cümlede ögelerin dizilisi de:
özne + tümleçler + yüklem
biçimindedir. Gagavuz ve Karay Türkçesi gibi az sayıda lehçe dısında bütün Türk lehçelerinde söz
dizimi benzerliği kendini göstermektedir.
Ana Dili Konusurlarına Göre Diller ve Türk Dili
Dillerin nüfus sıralaması ana dili (birinci dil), ikinci dil, yabancı dil konusurları bakımından
birkaç ölçüt göz önünde bulundurularak yapılmaktadır. Ana dili, birinci dil, ikinci dil ve yabancı
dil olarak konusurlar bakımından Ingilizcenin 2 milyara yaklasan bir konusuru olduğu kestiriminde
bulunulmaktadır. Ana dili konusurları bakımından yapılan sıralamalarda ise Çince farklı lehçeleri
olmasına karsın birinci dil olma özelliğine sahiptir. Birbirinden ses, biçim ve söz varlığı özellikleri
bakımından ayrılan sekiz ayrı lehçesiyle Çincenin, pek çok lehçesinin yanı sıra Urduca ile birlikte
Hintçenin tek dil kabul edildiği ve buna göre dünyada en fazla konusuru bulunan diller
sıralamasında Çincenin birinci, Hintçenin dördüncü dil kabul edilmesi karsısında Türk dili de 220
milyona ulasan konusuruyla sıralamada tek bir dil olarak kabul edilmelidir. Bu ölçütlerle Türk dili
dünyada en fazla konusuru bulunan diller arasında besinci sırada yer almaktadır.
Çince 1.300.000.000 Sekiz lehçesiyle birlikte
Ingilizce 427.000.000
Ispanyolca 266.000.000
Hintçe 260.000.000 Bütün lehçeleriyle ve Urduca ile birlikte
Türk dili 220.000.000 Bütün lehçeleriyle birlikte
Arapça 181.000.000 Bütün lehçeleriyle birlikte
Portekizce 165.000.000
Bengalce 162.000.000
Rusça 158.000.000
Japonca 124.000.000
Almanca 121.000.000
Fransızca 116.000.000
Dünyada Türk Dilinin Öğretimi
Ana dili konusurları dısında Türk dili lehçelerinin birinci dil, ikinci dil veya yabancı dil
konusurları da bulunmaktadır. Özellikle Türkiye Türkçesinin pek çok ülkede konusuru olduğu
saptanmıstır. Ethnologue verilerine göre Türkiye Cumhuriyeti dısında 34 ülkede Türkiye Türkçesi
konusuru bulunmaktadır. Konusur nüfusunun yanı sıra Sovyetler Birliği’nin dağılması, Körfez
Savası gibi yakın tarihte yasadığımız olaylar, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesinde ve dünyadaki
önemini artırmıs, Türkiye çekim merkezi hâline gelmistir. Bu gelismeler, Türkiye Türkçesinin
Türk cumhuriyetlerinde ve diğer ülkelerde öğretimi konusunda çesitli asamalardaki yeni öğretim
kurumlarının, üniversitelerde yeni bölümlerin kurulmasını ve özel dershanelerde kursların
açılmasını sağlamıstır.
Ülkelerdeki Türk nüfusun
yoğunluğuna ve isteme göre
ortaöğretim kurumlarında Türkçenin
öğretildiği seksen yedi ülke
bulunmaktadır. En az bir ortaöğretim
kurumunda Türkçenin öğretildiği bu
ülkeler sunlardır: ABD, Afganistan, Almanya, Angola, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya,
Azerbaycan, Banglades, Belçika, Benin, Bosna-Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Burkina-Faso, Burma, Çad,
Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvator Ginesi, Endonezya, Etyopya, Fas, Fildisi Sahilleri, Filipinler,
Fransa, Gabon, Gana, Gine, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, Hollanda,
Irak, Đngiltere, Japonya, Kamboçya, Kamerun, Kanada, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kongo Demokratik
Cumhuriyeti, Kosova, Laos, Letonya, Liberya, Litvanya, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malavi,
Maldiv Adaları, Malezya, Mali, Meksika, Moğolistan, Moldova, Moritanya, Mozambik, Nepal, Nijer,
Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Papua Yeni Gine, Polonya, Romanya, Rusya, Senegal,
Sırbistan, Sri Lanka, Sudan, Suudi Arabistan, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Tayvan, Togo,
Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Ürdün, Vietnam, Yemen
Bazı ülkelerde ortaöğretim kurumlarında Türkçenin öğretilmesinin yanı sıra özel kurslarda
da talebe göre Türkçe öğretilmektedir. Kurslarında Türkçenin öğretildiği kırk altı ülke
saptanmıstır. Bu ülkeler sunlardır: ABD, Almanya, Belçika, Beyaz Rusya, Bosna-Hersek, Bulgaristan,
Cezayir, Çin, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Hollanda, Irak, Đngiltere, Đrlanda,
Đspanya, Đsveç, Đsviçre, Đtalya, Đzlanda, Japonya, Kırgızistan, Kolombiya, Letonya, Litvanya, Lübnan,
Lüksemburg, Makedonya, Malta, Meksika, Mısır, Moğolistan, Norveç, Peru, Polonya, Portekiz, Rusya,
Singapur, Slovakya, Slovenya, Sili, Türkmenistan, Vietnam, Yunanistan
Dokuz ülkede Türkçe öğretimin yapıldığı üniversite bulunmaktadır. Bu ülkeler sunlardır:
Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Gürcistan, Irak, Kazakistan, Kırgızistan, Romanya, Türkmenistan
Bünyesinde Türkçe öğretilen, Türk dili ve edebiyatı arastırmalarının yapıldığı, Türkoloji
bölümlerinin bulunduğu yirmi sekiz ülke vardır. Bu ülkeler sunladır: Almanya, Avustralya,
Azerbaycan, Beyaz Rusya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Endonezya, Fildisi Sahilleri, Gürcistan, Irak, Đran,
Đsveç, Japonya, Kamerun, Kazakistan, Kırgızistan, Kolombiya, Kosova, Litvanya, Macaristan, Mısır,
Moldova, Romanya, Rusya, Türkmenistan, Ukrayna, Venezuela, Yemen
Sonuç
Bugün Türk dili, yaklasık 12 milyon kilometre karelik bir alanda 220 milyon nüfusun
konustuğu, yüze yakın ülkede öğretiminin yapıldığı, kökleri tarihin en eski dönemlerine kadar
uzanan, 600 bini askın söz varlığına sahip bir dünya dilidir. Geçmisi boyunca Çinceden Farsçaya,
Arapçadan Macarcaya kadar pek çok dille etkilesim içerisine girmis olan Türk dilinin bir kolu
olarak yalnızca Türkiye Türkçesinin dünya dillerine verdiği sözcüklerin sayısı 11 binin üzerindedir.
Genel Türk dili olarak diğer dillere verdiğimiz sözcük sayısı ise 20 binin üzerindedir. Özellikle
giyim, yiyecek, askerlik basta olmak üzere hemen her alanda çok sayıda Türk dili kökenli sözcük ile
tarihte ve bugün Türk soylu halkların yasadığı coğrafyalardaki Türk dili kökenli çok sayıda yer adı
dünya dillerinde varlığını bugün de sürdürmektedir.
Dünyanın hemen her bölgesinde öğretimi yapılan, bilimsel arastırmalara konu olan, dünya
dillerine katkıda bulunan Türk dili, en yaygın ve en köklü dünya dillerinden biridir.
Logged

Uçurtmalar rüzgar gücüyle değil;rüzgara karşı koydukları için yükselirler.
zbilgi
Kıdemli Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 79


« Yanıtla #1 : Ocak 02, 2010, 06:23:17 ÖS »

Hımm, Türkçe ve izleri konusunda gereksiz bilgi vereyim hemen, "başı bozuk" tamlaması fonetiğini koruyarak batı dillerine de geçmiştir, bashi bazouk olarak yazılır, bu adla oriyentalist ressamların bir sürü tablosu vardır, Osman Hamdi bey in hocası olan jean gerome soyadınıhatırlayamadımşimdi adlı ressamın dahil.

Ayrıca Tentenlerden birinde Kaptan Haddock kızdığı bir köle tüccarına "Bacaklı ektoplazma, halı tüccarı, bashi bozouk!!!" diye bağırır, buradan Herge nin Kapalıçarşı da başına en az bir iş geldiğini anlıyoruz Smiley)
Logged
tiryaki
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ocak 03, 2010, 03:04:07 ÖS »

20 binin üzerinde dünya dillerine kelime katkısı olduğu işlenmiş Türkçe'nin. GElin görün ki şimdi birkaç yüz kelimeyle dahi konuşamıyourz...
Logged
umç
Yönetici
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1289


WWW
« Yanıtla #3 : Ocak 03, 2010, 04:21:39 ÖS »

Hımm, Türkçe ve izleri konusunda gereksiz bilgi vereyim hemen, "başı bozuk" tamlaması fonetiğini koruyarak batı dillerine de geçmiştir, bashi bazouk olarak yazılır, bu adla oriyentalist ressamların bir sürü tablosu vardır, Osman Hamdi bey in hocası olan jean gerome soyadınıhatırlayamadımşimdi adlı ressamın dahil.

Ayrıca Tentenlerden birinde Kaptan Haddock kızdığı bir köle tüccarına "Bacaklı ektoplazma, halı tüccarı, bashi bozouk!!!" diye bağırır, buradan Herge nin Kapalıçarşı da başına en az bir iş geldiğini anlıyoruz Smiley)

Cok ilginc, hic bilmiyordum, ki Tenten'lerin hepsini ezbere bilirdim, -bir zamanlar....
Logged

Dr.Ulaş Mehmet Çamsarı
Cleveland Clinic / Psikiyatri

USMLE STRATEJi MERKEZi
http://www.usmer.org

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: