Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Gelişmiş Arama

6816 Mesaj 603 Konu- Gönderen: 1171 Üye - Son üye: cemb
UsmleTurk ForumlarıGenel ForumlarKonu DışıHep ders hep ders nereye kadar yahu?! Ders arası verince...
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Hep ders hep ders nereye kadar yahu?! Ders arası verince...  (Okunma Sayısı 1712 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bora(PunK)
Sözlerim kılıçtan keskin
Yönetici
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 559



« Yanıtla #15 : Temmuz 10, 2007, 08:33:00 ÖS »

Madem konu "g.t"ten acildi  Grin Can Yücel'in de bu konuda diyecekleri var...

Yazılarında "g.t" kelimesini açık açık kullandığı için mahkemeye verilen Can Yücel, mahkemedeki sözlü savunmasını "Ne diyeyim, hakim bey. Bizim köyde g.te g.t derler" diye bitirir, ancak öncesinde bir de fıkra anlatır mahkemede...
(C. Yücel bu davadan beraat etmiştir.)

     Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora
     getirir hastayı köylüler.
     Koca devletin koca doktoruna. Doktor hastaya fitil
     verir ve köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten
     vermelerini söyler köylülere. Köylüler tabi "tamam
     dohtor bey" diyip köye giderler. Köydeki herkese
     sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne
     demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da
     veremezler hastaya. Hastanın durumu da gitgide
     kötüleşmektedir.
     Bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca
     doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse
     buna yanaşmaz. Ne cüret di mi doktoru arayacak bi
     köylü. Neyse durumun vehameti üzerine muhtar
     aramayı kabul eder. Bütün köylü toplanır
     santrale, muhtar arar, "Biz ne yapacaamızı bilemedik,
     dohtor bey..." felan der işte.
     Karşıdan doktor bişiler söyler. Muhtar döner arkasına:
     "Makattan verin, dedi dohtor" der. Yine tüm köye
     sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar
     felan, ama makat ne bilen yoktur yine.
     Hasta ise gitti gidecek, ateşler içinde kıvranıyor.
     Artık İhtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez
     daha aranmasına karar verilir. Yine kimse aramak istemez doktoru,
     Koca devletin koca doktorunu. Nihayetinde yine biri kandırılır,
     telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir:
     "Çok kızacak dohtor çok!" diye.
     Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bişiler
     söyler yine.  Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
     "Çok kızacak demiştim size işte; götüne sokun dedi..."
Logged

"Never regard study as a duty, but as the enviable opportunity to learn" (Albert Einstein)
Ulas Mehmet Camsari
Yönetici
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 393



WWW
« Yanıtla #16 : Temmuz 11, 2007, 04:29:06 ÖÖ »

Eh madem konu Can Yucel'den ve yasakli malum kelimeden acildi, bunu anlatmadan gecmek olmaz :

Bundan seneler once Can Yucel ve Duygu Asena'nin oldugu bir televizyon programinda  Nazim Hikmet'ten konu acilir. Duygu Asena, Nazim'in "vatan hainligi" nden (!) bahsederken en sonunda sairin siirlerine getirir lafi ve Nazim Hikmet'e "kartpostal sairi" yakistirmasinda bulunur. Can Yucel de :

-Kart sensin, postal da g.tune girsin.

cevabini verir ve programi terkeder.   Wink


Logged

Bora(PunK)
Sözlerim kılıçtan keskin
Yönetici
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 559



« Yanıtla #17 : Temmuz 11, 2007, 06:10:04 ÖS »

 Grin Grin Grin
Logged

"Never regard study as a duty, but as the enviable opportunity to learn" (Albert Einstein)
akcardio
Genel Gözlemci
****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 112



« Yanıtla #18 : Temmuz 11, 2007, 10:01:38 ÖS »

Ben  Duygu  Asena nın bu  sozden  sonraki  halini  hic dusunemiyorum Shocked Shocked Shocked(Gerci kadin  oldu  ama .....neyse Allah  rahmet  etsin)
Logged

Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: