Madem konu "g.t"ten acildi

Can Yücel'in de bu konuda diyecekleri var...
Yazılarında "g.t" kelimesini açık açık kullandığı için mahkemeye verilen Can Yücel, mahkemedeki sözlü savunmasını "Ne diyeyim, hakim bey. Bizim köyde g.te g.t derler" diye bitirir, ancak öncesinde bir de fıkra anlatır mahkemede...
(C. Yücel bu davadan beraat etmiştir.)
Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora
getirir hastayı köylüler.
Koca devletin koca doktoruna. Doktor hastaya fitil
verir ve köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten
vermelerini söyler köylülere. Köylüler tabi "tamam
dohtor bey" diyip köye giderler. Köydeki herkese
sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne
demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da
veremezler hastaya. Hastanın durumu da gitgide
kötüleşmektedir.
Bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca
doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse
buna yanaşmaz. Ne cüret di mi doktoru arayacak bi
köylü. Neyse durumun vehameti üzerine muhtar
aramayı kabul eder. Bütün köylü toplanır
santrale, muhtar arar, "Biz ne yapacaamızı bilemedik,
dohtor bey..." felan der işte.
Karşıdan doktor bişiler söyler. Muhtar döner arkasına:
"Makattan verin, dedi dohtor" der. Yine tüm köye
sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar
felan, ama makat ne bilen yoktur yine.
Hasta ise gitti gidecek, ateşler içinde kıvranıyor.
Artık İhtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez
daha aranmasına karar verilir. Yine kimse aramak istemez doktoru,
Koca devletin koca doktorunu. Nihayetinde yine biri kandırılır,
telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir:
"Çok kızacak dohtor çok!" diye.
Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bişiler
söyler yine. Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
"Çok kızacak demiştim size işte; götüne sokun dedi..."